Zaman Online

Zaman Online


MERVE TUNÇEL
14/01/2012


Kahve değirmeninin 120 yıllık hatırı


kahve-degirmeni-sozenŞöyle bol köpüklü bir Türk kahvesine hayır diyen az bulunur. Hele bir de taze çekilmişse… “Nerede o eski değirmenler?” diye düşünenlere cevabı beş kuşaktır el değirmeni yapan Eminönü’ndeki Tarihî Sözen Değirmencisi veriyor.

-Torna tezgâhının başında 65 yaşında bir usta, artık unutulmaya yüz tutmuş kahve değirmenleriyle uğraşıyor özenle. 13 yaşında başlamış mesleğe Hikmet Sözen. Dile kolay, asırlık bir dükkânda el değirmeni yapımına adanmış 52 yıl… Eminönü’ndeki tarihî Sözen Değirmencisi beş kuşaktır sürdürüyor varlığını. Ustalar babadan oğula devir daim etse de burada değişmeyen tek şey değirmenin kendisi.

Değirmen başında beş kuşak

Kastamonu Cide’den 6 yaşında ailesiyle İstanbul’a göçtüğünü anlatıyor Hikmet usta. Büyük dedesi İsmail Bey, mesleğin piriymiş. Sonra dedesi Yakup ve babası İsmail beyler devralmış görevi. “Yaz tatillerinde soluğu mengenenin başında alırdım. Bazen gücüm yetmezdi. Yerleri süpürmeye razı olurdum. Öyle bir merak işte…” diyen Hikmet usta aynı heyecanla oturuyor tezgahın başında. Asırlık dükkanın baş köşesinde yıllar önce kaybettiği babasının fotoğrafı asılı.

120 yıldır kendilerine ait dükkânda kocaman bir ocak ve körük varmış eskiden. “Demiri ocakta ısıtıp kaba kısmını örste döverdik.” diyor Sözen. Daha sonra eğe ile ince işi halledilip adam ediliyormuş değirmenler. Şimdiyse değirmenin makine kısmı tornadan çıkıyor. Daha sonra eğe ile diş açılıp dıştaki sarı kısmın montesi yapılıyor. Eskisi kadar zahmetli olmasa da büyük bir özen ve sabır istiyor bu iş. Bu sebepten olacak baba-oğul birlikte çalışarak günde en fazla 10 değirmen çıkarabiliyorlar tezgâhtan.

Her çeşidini bulmak mümkün

“Bizi bilen biliyor.” diyen Sözen, halinden memnun. Onun değirmenleri kendi tabiriyle piyasadaki ‘turist kandırma değirmenleri’ne hiç benzemiyor. Fiyatlar da öyle atla deve değil. 8-10 liraya da var 30′a da. Tarihî dükkânda kahve ve karabiber değirmenleri çoğunlukta. Son dönemde şifalı bitkilere artan ilgi onlara da yaramış. Keten tohumundan çörekotu ve üzüm çekirdeğine kadar yağlı ve sert tohumlara özel değirmenler üretmeye başlamışlar. Unutmadan, eski değirmenleriniz de itinayla tamir edilir burada. Dükkânın bir köşesinde onarılmayı bekleyen yüzlerce yıllık el değirmenlerine rastlamak mümkün.

En küçük değirmenci

Tarihi Sözen Değirmencisi‘nin sahibi Hikmet Sözen’in oğlu Gürhan da onun izinde. 18 yıldır aynı tezgâhta çalışıyor. “Genetik midir bilmem. Çocukluktan elim yatkındı bu işe.” diyor. Mesleğin beşinci kuşak temsilcisi olmaktan mutlu. Bir de oğlu var, dört yaşında. Onun değirmen konusunda geleceği şimdilik belirsiz. Tıpkı değirmencilik mesleğinin yıllar sonra devam edip etmeyeceği gibi…

Kaynak: http://www.zaman.com.tr/yazdir.do?haberno=1228929